AHMET YAVUZ - Engelliler 'gerçek destek' istiyor
Yazarlar # 12.05.2008 00:33:28 |
| Ülkemizde engellilerin hayat şartlarının iyileştirilmesi ve geliştirilmesi anayasal güvence altına alındığı halde yıllardır bu konuda ciddi adımlar atıldığını söylemek zor. Ancak son yıllarda muhtelif kanunlardaki özel hükümlerle engellilere yönelik bazı kolaylıklar öngörüldüyse de maalesef getirilen desteklerin çoğu kâğıt üzerinde kaldı. | |
|
AHMET ÇAKIR - Bunalımları fırsata dönüştürme mutluluğu
Yazarlar # 12.05.2008 00:33:28 |
| Adettendir diye Galatasaray'ın şampiyonluğuyla ilgili 'süslemeler' gündemde önemli bir yer tutuyor. Maçın ardından televizyon yayınlarında ve dünkü gazete başlıklarında Cim Bom'la ilgili övgüler epeyce geniş yer kaplamış durumda. Tabii bu övgülerde herhangi bir derinlik aramaya gerek yok. Çoğu kez basmakalıp ve içi boş sözlere dayalı övgülerle şampiyonluk durumundan çıkardığımız vazifeyi yerine getirmeye çalışıyoruz. Oysa gerçekten destansı bir şampiyonluktu bu... 2006'daki de çok uzun yıllar unutulmayacaktır ama oradaki olağandışılık Fenerbahçe'nin Denizlispor karşısında yaşadıklarından kaynaklanıyordu. Bu kez durum çok değişikti. Galatasaray sezon boyunca inanılması güç durumlarla karşılaştı, büyük sıkıntılar çekti, akıl almaz kayıplarla ve yıkım derecesinde sıkıntılarla karşılaştı. Hepsinin üstesinden gelip şampiyon olmayı başardı. Yıllardır böylesi bunalımlar içinde olan Galatasaray artık bunu bir fırsata dönüştürmeyi öğrendiğini gösterdi. Sarı Kırmızılı takım şampiyon olmasın istiyorsanız onun bu sorunları aşıp rahata ermesi için dua edeceksiniz! Üstelik bu kez rakiplerden yarışı bırakan hemen hiç olmadı. Tam tersine son haftalara kadar dört takım da tam anlamıyla yarışın içindeydi. Tıpkı üç rakibinin puan cetvelinde sık sık yer değiştirmeleri gibi Galatasaray'ın da kendisini bir anda 4. sırada bulması işten bile değildi. Hatta asıl beklenen de buydu. Sezon başından en sıkı Galatasaraylılar bile takımlarını favori görmüyorlardı. Özellikle Fenerbahçe'nin şampiyon kadrosunun üzerine yaptığı fiyakalı Roberto Carlos transferinin ardından öteki takımların ligdeki en büyük hedeflerinin ikincilik olacağına hemen herkes inanıyordu. Açıkçası bunun için kimseyi eleştirmenin de anlamı yoktu çünkü Sarı Kırmızılı takımın bu sezon geçireceği değişim nedeniyle de zirve şansının olamayacağını baştan kabul etmek gerekiyordu. İşte o noktada Adnan Polat'ın Feldkamp seçiminin isabeti ortaya çıktı. Kurt hoca elbette ki sonrasında bazı sorunlar çıkardı ama en kritik dönem olan sezon başlangıcında işi çok iyi toparladı. Bu parlak girişle büyük güven kazanan takım her şeyi yapabileceğini o dönemde gördü. Sonraki bocalamaları fazla uzatmadan aşabilmesinde bunun büyük payı vardı. Feldkamp'ın bitime 6 hafta kala ayrılışı elbette ki ciddi bir sorundu. Fakat Galatasaray bunu bile avantaja dönüştürmeyi başarabildi. Takım olaya yeni bir aşk ve şevkle sarılıp hedefe ulaşmayı bildi. Bunun akıl ve mantıkla açıklanması kolay değil, yürek ve bilekle belki olabilir... Şampiyonlukla ilgili yazı dizisinde elbette ki bunun ve öteki konuların ayrıntılarına girip perde arkası öykülerini anlatmaya çalışacağız. Ancak tıpkı 2006'daki gibi bu şampiyonlukta da futbolcuların aslan payına sahip olduğunu sık sık tekrarlamakta yarar var. Kaptan Hakan Şükür ve Hasan Şaş'ın saha dışında adeta bir yönetici gibi çalışmaları çokça konuşuldu ama gerçekte bu konuda fazla bir şey bilinmiyor. Saha içinde başta Servet olmak üzere Mehmet Topal ve Arda Turan arkadaşlarından birer adım öne çıktılar. Ötekiler de çok başarılı bir sezon geçirdiler. Zaten başka türlü bu koşullarda nasıl şampiyon olunabilirdi ki? Şampiyonluk töreninin ilk aşamasında Servet'in unutulması ilginç bir durumdu. Hayatın da futbolun da en önemli gerçeği bu: Her zaman güçlü ve ayakta olacaksın! Yoksa hemen unutulursun... Neyse ki arkadaşları hemen onun gönlünü almayı bildiler... Son maçta Hakan Şükür de diken üstündeydi. Bir yandan gelecek sezon devam edip etmeme meselesi, öte yandan 2008 kadrosunda yer alıp almayacağı Kralı düşündürüyordu. O durumda bile çıkıp golünü attı. 8. şampiyonlukta hem saha içinde hem dışında pay sahibi olmanın gururunu yaşadı. Bu şampiyonlukta Cevat Güler ve arkadaşlarının hakkını verirken elbette ki Feldkamp'ın payının çok daha büyük olduğunu da atlamamalıyız. Tıpkı başkan Adnan Polat'ı överken Özhan Canaydın'ı unutmamak gerektiği gibi... Galatasaraylılar şampiyonluğu kendilerine yakışır bir vakar içinde kutlamaya özen gösteriyorlar. Öyle yerin göğün Sarı Kırmızı olduğu bir ortam arayışı içinde değiller. Coşkun taşkın birtakım işler olduğu filan yok. Hakkınızdır, bugün gülün, sevinin, eğlenin ama bilin ki yapılacak çok iş var. Şampiyonluğun ertesi günü bile bir yığın dert sizi bekliyor. Elbette ki kazanırken bu sorunları çözmek çok daha kolaydır. Hele şampiyonlukla bazı sorunlar avantaja bile dönüşebilir. | |
|
ABDULLAH AYMAZ - Bir de bu taraftan bakalım
Yazarlar # 12.05.2008 00:33:28 |
| Gece bir grup arkadaşı ile namazdan gelmişti. Baktı baskın var. Ağabeyi Numan sarhoştu, bir kenara kıvrılmıştı. Gelenler siyasi polisler değildi. Onun için Risale-i Nurları bilmedikleri için sadece Sızıntı dergilerini aldılar. | |
|
MEHMED NİYAZİ - Muhalefetin önemi
Yazarlar # 12.05.2008 00:33:28 |
| AK Parti, Anayasa Mahkemesi'ne savunmasını verirken, ileri gelenleri "tarihe not düştüklerini" söylemişler. Zahmet etmişler. Yetkililerden biri olsaydım, "Gerek yok" der, karşı çıkardım. | |
|
MEHMET YILMAZ - Asimetrik demokrasi
Yazarlar # 12.05.2008 00:33:28 |
| Kendi olmak zordur. Bir insanın kendisi olabilmesi düşünce ister, irade ister, aksiyon ister.Kendisi olamayanlar, başkaları olmaya namzettir. Onlar, kendilerine biçilen kaftanı giymeye çoktan hazırdırlar. Hazırdırlar, çünkü düşünceleri bulanık, kalpleri müfsit, iradeleri mefluç, duyguları karmakarışıktır. | |
|
SELÇUK GÜLTAŞLI - Barroso, Rehn, Lagendijk Avrupa dersi için sıraya!
Yazarlar # 12.05.2008 00:33:28 |
| On yıllardır bu ülkede Batıcılığı tavizsiz savunanların aslında Batılı olmadıklarını söyleyen entelektüeller, siyasetçiler, gazeteciler çıktı. Tek mesele bu söylenenlerin doğruluğunu, yerindeliğini mihenge vurabileceğimiz bir taşımızın olmamasıydı. | |
|
ALİ H. ASLAN - Diyet ve cizye
Yazarlar # 12.05.2008 00:33:28 |
| Dış politika alanında en çok istifade ettiğim meslek büyüklerimden Cengiz Çandar, ABD'nin İran'a saldırma ihtimalini ve bunun bize muhtemel yansımalarını analiz ederken, Türkiye'deki iç siyasî dengelerin Amerika'daki farklı siyasî tercihler ve Ortadoğu'daki dinamiklerden nasıl etkilenebileceğine dair ipuçları veriyor. | |
|
GÜNSELİ ÖZEN OCAKOĞLU - Güldüren reklâm her zaman sattırmaz, aranan da kısa kesebilir
Yazarlar # 12.05.2008 00:33:28 |
| 'Güldüren reklâm sattırır mı?' başlıklı yazımın sadece Vestel-Binnur Kaya bölümüne takılan ve 'Siz başarılı buldukça, hemşireleri rencide eden bu türden reklamlar devam edecek' diyen okurumuza, sözü geçen yazımda reklama bir methiye yapmadığımı, son dönemde reklamlarda sıkça gördüğümüz ünlü güldürücüler trendinden söz ettiğimi yazarak cevap vermek isterim. | |
|
İBRAHİM ÖZTÜRK - Zafer muhacirlerindir!
Yazarlar # 12.05.2008 00:33:28 |
| Ekonomiyi üç beş rakamın aritmetiğinden ibaret zannedenler bu yarışta muhakkak yolda kalır. Ekonomi, en az ekonomiyle ilgilidir. Hayali ve iş felsefesi olmayanlar için ekonomide hiçbir çıkış senaryosu yoktur. | |
|
ALİ ÜNAL - Galatasaray'ı şampiyon yapan ana faktör
Yazarlar # 12.05.2008 00:33:28 |
| Yıllar önce Galatasaray'ın veya Türk Millî Takımı'nın Avrupa'daki bir galibiyetinden dolayı mıydı tam hatırlamıyorum, gece yarısı arabalarla sokaklara dökülüp kutlamalar yapan gençleri görünce ağlamıştım. | |
|
M. NEDİM HAZAR - Ya siz neresindesiniz?
Yazarlar # 12.05.2008 00:33:28 |
| Eminim şimdi bir yerlerde kutlama yapıyorlardır... Hakan Şükür'e 'Kutlu Doğum' kumpasını kuran alkolsever editörlerden bahsediyorum. | |
|
A. TURAN ALKAN - Yargıya saygı göstermeliyiz
Yazarlar # 12.05.2008 00:33:28 |
| Peşinen herkesi ikaz ediyorum: Yargıya saygı göstermeliyiz! Köylülükten çağdaşlığa geçmek için hiç gayret göstermeyip, kılını bile kıpırdatmayan kara kalabalıklar bunu anlasalar iyi olur. Yargıya güzelcene saygı göstermeli ve gerisine karışmamalıyız; bizim görevimiz budur. | |
|
ALİ BULAÇ - Ulusalcılar mutabakatı bozar mı?
Yazarlar # 12.05.2008 00:33:28 |
| Bazıları Türk ordusunun sadece içeride sükunu sağlamakla yetindiğini, gerektiğinde savaşmadığını iddia eder. Bunun doğru olmadığını 1974'te Kıbrıs'a yapılan iki çıkarmadan biliyoruz. Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra asker, hem Kore'de savaşa katıldı hem de Kıbrıs'ta savaştı. | |
|
EKREM DUMANLI - Maalesef acı gerçek bu: Bir hafta dayanamazsınız
Yazarlar # 12.05.2008 00:33:28 |
| <IMG style="border: navy 1px solid;" src="http://medya.zaman.com.tr/2008/05/12/dumanli.jpg" border="0" align="left" width="80" height="60"/>İnsanın kendi yazısına atıf yapmasını nezaket kurallarına uygun bulmayanlardanım. Ancak bazen daha önceki ifadenize geri dönmek, maksadınızı daha açık anlatmak ihtiyacı hissettiğiniz de olur. | |
|
Aşkı öldürme kabiliyeti
Yazarlar # 12.05.2008 00:33:28 |
| Böyle bir olay var.
<br><br>
Aşkı öldürmeyi bilen erkekler olduğu kadar, aşkın dibine kibrit suyu eken kadınlar da var. | |
|
Yaz gelince
Yazarlar # 12.05.2008 00:33:28 |
| Yaz denince kimin aklına kötü bir şey gelir ki! Ancak yazın getirdiği güzellikleri doyasıya yaşayabilmemiz için öncelikle sağlıklı olmamız gerekir. | |
|
|
|
|
15 dakikada kusursuz bir cilt
Yazarlar # 12.05.2008 00:33:28 |
| Bazen cilt bakımını da abartmak gerekir. Evde geçireceğiniz birkaç saati cildinize ayırın. Bu güzellik oyununun başrol oyuncuları ise maskeler ve derin temizleyiciler olsun... | |
|
Şeytan rüyama girdi
Yazarlar # 12.05.2008 00:33:28 |
| Geçen sene hayatımda pek çok şeyi değiştirdiğim kararlar aldım ve aynı dönemde gördüğüm bir rüyada, biri bana "Her şey çok kötü gidecek" dedi. | |
|
Hop hop değiş tonton*
Yazarlar # 12.05.2008 00:33:28 |
| Hayatımdaki üç beş şeyi değiştim. Bunlar bende çok alçılaşmış seylerdi. Ben bir şeye alıştım mı, onu kolay kolay bırakmam. | |
|